Yıllar önce çekilen görüntülerin yayınlanması yarım asırlık meseleyi gündeme taşıdı… Gülden ve Neşe Karaböcek arasında neler yaşanmıştı?

“Dilek Taşı”, “Sürünüyorum” gibi şarkılarıyla 1970’li yıllardan günümüze Türkiye’de müziğe damga vuran isimlerden biri olan Gülden Karaböcek’in Konya’da bir çorbacıda şarkı söylerken çekilmiş olan görüntüleri, dün sosyal medyanın en çok konuşulan konularından biriydi.

Karaböcek’in kızı Nur Düzgit, Hürriyet’ten Behlül Aydın’a yaptığı açıklamada, söz konusu görüntülerin 4 yıl önce çekildiğini, Karaböcek’in nostalji temalı mekânda düzenlenen imza gününün ardından gelen ricaları kıramayarak ‘playback’ bir şarkı söylediğini belirtti.

Gülden Karaböcek’in kendisi gibi şarkıcı ablası Neşe Karaböcek’in eski eşi, prodüktör Atilla Alpsakarya ile evliliğine ilişkin yorumlara da değinen ve Demet Akalın’ın kullandığı “enişteci” ifadesinin kendilerini üzdüğünü vurgulayan Düzgit, “Annemin çorbacıda sahne aldığı haberlerini hiç dert etmedik. Ama Demet Akalın’ın ‘enişteci’ yorumu bizi çok üzdü. Onu annem de ben de çok severdik” ifadelerini kullandı.

Peki Neşe Karaböcek-Atilla Alpsakarya-Gülden Karaböcek üçgeninde ne yaşanmıştı? Bu sorunun cevabını Hürriyet gazetesi arşivlerinde aradık.

YIL 1974… NEŞE KARABÖCEK’TEN GÜNDEMİ SARSAN İDDİALAR

Dilerseniz en baştan başlayalım. Çocuk yaşta sahnelerle tanışan Neşe Karaböcek, “Ağlama Değmez Hayat”, “Artık Sevmeyeceğim” gibi bugün bile herkesin ezbere bildiği şarkılarıyla 70’lere damga vurmuş şarkıcılarımızın başında geliyordu. Atilla Alpsakarya ise Neşe Karaböcek’in plaklarının çıktığı müzik şirketinin prodüktörüydü.

Neşe Karaböcek, 1964 yılında Alpsakarya ile dünya evine girdi. Bu evlilik 10 yıl kadar sürdü. 1 Mart 1974 tarihli Hürriyet gazetesinde, çiftin boşanma aşamasında olduğu haberi birinci sayfadan veriliyordu.

Haberin iç sayfalardaki detayında, “Neşe Karaböcek sevişerek evlendiği eşinden ayrılma sebebini zaman zaman evi terk etmesi ve geçimsizlik olarak göstermiştir” ifadeleri yer alıyordu. Karaböcek, Alpsakarya’nın 15 gün önce evden çıktığını, bir daha kendisinden haber alınamadığını belirtiyor, kız kardeşi Gülden Karaböcek’in de ortadan kaybolduğunu belirterek, “Bugün söyleyemem. Hâkim önünde açıklayacağım” ifadelerini kullanıyordu.

Eşinin geçmişte de evden uzaklaştığını ancak “son olaya kadar” buna sesini çıkarmadığını belirten Neşe Karaböcek, ayrılma kararını daha önce aldığını ama beklediğini belirtiyordu.

“BİR DOSTUMUN İKAZI ÜZERİNE ÇANTASINI KARIŞTIRDIĞIMDA İKİ MEKTUP ELİME GEÇTİ”

2 Mart 1974 tarihli haberde Neşe Karaböcek iddialarını bir adım daha ileri taşıyor ve kardeşiyle eşi arasında bir ilişki olduğunu açık açık dile getiriyordu:

Dört ay önce aynı gazinoda çalışıyorduk. Gülden sahneye çıktığı zaman bir dostumun ikazı üzerine çantasını karıştırdığımda kocamın iki mektubu elime geçti. İçinde neler yazılıydı neler. Kardeşime mektupları gösterdiğimde kendisinin çok müşkül duruma düşeceğini söyleyerek abla olarak affetmemi istedi. Onun büyüğüydüm. Affettim. Ama ilişkilerini sürdürmeye devam ettiler. Kaçtıkları gün, Gülden telefonla ev sahibi vasıtasıyla babama ‘Ben eve gelmeyeceğim, lütfen bunu bildiriniz’ diyerek de mesaj bırakıp kayıplara karıştılar.”

15 gün öncesine kadar Alpsakarya’yı da affettiğini söyleyen Neşe Karaböcek, oyuncu Salih Güney’le aşk yaşadığı dedikodularını da eşinin bugünkü durumu hazırlamak için çıkardığını iddia ediyordu.

BOŞANMA TEMMUZ AYINDA SONUÇLANDI

Bu haberlerden beş buçuk ay sonra 18 Temmuz 1974 tarihinde, gazetenin 7’nci sayfasında, “10 yıllık evlilik mahkemede sona erdi… Neşe Karaböcek eşinden ayrıldı” başlıklı bir haber yer alıyordu.

Çiftin boşanma davasının çok kısa sürede sonuçlandığına dikkat çekilen haberde, “İddiaya göre, Neşe Karaböcek eşine yaptığı ayrılma teklifinin hemen gerçekleşmesi için Atilla Alpsakarya’ya otomobilini, plak stüdyosunu vermiş ve eski eşi hesabına bir long-play [uzunçalar] doldurmayı kabullenmiştir” ifadeleri yer alıyordu.

“ABLAM KENDİSİNİN VE BENİM KADERİMİ ELLERİYLE ÇİZDİ”

6 ay sonra 28 Ocak 1975 tarihinde bu kez birinci sayfadan Gülden Karaböcek ile Alpsakarya’nın evlenme kararı aldığı bildiriliyordu.

Haberde görüşlerine yer verilen Gülden Karaböcek, “Ablam kendisinin ve benim kaderimi elleriyle çizdi. Olaylara böyle bir yön vermek istiyordu. Muradına da erdi” diyordu.

Haber şöyle devam ediyordu:

“Baldızı Gülden Karaböcek’i, ortaya atılan dedikodulardan sonra yalnız başına bırakamadığı için uzattığı ‘dost eli’ni mutluluk halkasıyla birleştireceğini belirten bir çocuk babası Atilla Alpsakarya ise 10 yıllık yuvasının planlı olaylar dizisinde yıkıldığını söylüyor.”

Haberde Alpsakarya’nın aşağıdaki ifadeleri de yer alıyordu:

“Bazı kişiler, daha önceden planlanmış, gizli, maddi ve manevi amaçlarına ulaşabilmek için olayları büyütüp kendi çıkarlarına uygun şekilde ortaya koymuşlardır. Kamuoyunda kendilerini her ne kadar haklı göstermişlerse de bugün her şey anlaşılmış ve maddi gizlilikleriyle ortaya çıkmıştır. Mademki kişiler kötü amaçları için bizleri böyle tanıttılar. Ve herkes amaçlarına zaman kaybetmeksizin ulaştı. Ben ve Gülden, bugün aldığımız kararla hayatımızı birleştirmeye karar verdik. Çok mutluyuz.”

“ÖLDÜ GÖZÜYLE BAKTIĞIM İLK EŞİMİN KARDEŞİYLE EVLENMEK BENİM İÇİN BİR ŞEREF OLDU”

Ardından 8 ay daha geçiyor ve 13 Eylül 1975’te Gülden Karaböcek ile Alpsakarya’nın bir gün önce “sessiz sedasız bir törenle evlendiği” bildiriliyordu. Haberde nikâhın, çiftin 4’üncü Levent’teki “şahane döşeli” evinde Beşiktaş Evlendirme Memuru Sevim Munis tarafından kıyıldığı, tarafların şahitlerinin isimleri, Gülden Karaböcek’in gelinliğinin çiçeklerle süslü olması gibi detayların yanında şu satırlar yer alıyordu:

“Nikahtan sonra eşine altın zincirli bir kolye, biri pırlanta iki kıymetli yüzük ile bir tek de kırmızı gül veren Atilla Alpsakarya, ‘Bundan sonra üzüntüleri, karanlık günleri hep arkalarda bıraktık. Güzel günler bu andan itibaren bizim’ demiştir.”

Alpsakarya geçmişin karanlık sayfalarını kapattığına vurgu yaparak, “Bugüne kadar açıklamadığım karanlık sahifeleri açmak istemiyorum. Bizim oralarda, gereken kurallardan birini ben de yerine getiriyorum. Bir erkeğin karısı öldüğü zaman onun en yakını ile evlenir. Niyet filminin yapımında bağlarımı kopardığım ve öldü gözüyle baktığım ilk eşimin kardeşiyle evlenmek hem benim hem de Gülden için kaçınılmaz bir şeref oldu. Oğlum Alper’e de Gülden Karaböcek’ten başka bir kimse sevgi elini uzatamazdı” diye konuşuyordu.

BOŞANMAK İÇİN AVUKATINA TALİMAT VERDİĞİNİ İLK KEZ LONDRA’DA AÇIKLADI

Ve 17 Haziran 1983… “Sahneye ilk kez Londra’da çıktı” başlıklı haberin satır aralarında Gülden Karaböcek ile Alpsakarya’nın boşanma kararı aldığı bilgisi okurlarla paylaşılıyordu.

Haberde konuşan Gülden Karaböcek, Atilla Alpsakarya’nın erkek kardeşi Cengiz Alpsakarya’yı kastederek, “Kayınbiraderimin hatırını kıramayıp sahneye çıktım ve anladım ki sahne o kadar zor değilmiş” diyordu.

Boşanmak için gerekli talimatın avukatına verildiğini de “ilk kez Londra’da açıkladığını” sözlerine ekleyen Gülden Karaböcek şöyle devam ediyordu:

“Kocamdan ayrılmam konusunda konuşmak istemiyorum. Ama o iş bitmiştir artık. Bu ay içinde mahkememiz var. Avukatlarımız konuyu çözümleyecekler. Evet, kocamdan ayrılıyorum.”

Cengiz Alpsakarya ise boşanma hakkında konuşmaktan kaçınarak, “Yengem benim için her zaman saygıdeğer bir yenge olarak kalacaktır boşanma konusu ailevi bir konudur” diyordu.

29 Haziran 1983’te yayımlanan devam haberinde de Gülden Karaböcek Londra’da çok iyi vakit geçirdiğini ama bir kulağının İstanbul’da olduğunu belirtiyor ve ekliyordu: “Her akşam telefonun başından ayrılmadan İstanbul’daki avukatımdan müjde bekliyorum. Kocama açtığım boşanma davasının sonucunu aldığımda, kendime yeni ve akılcı bir yol çizeceğim. Belki Londra’ya yerleşebilirim.”

VE 2006… GÜLDEN KARABÖCEK 23 YIL SONRA SUSKUNLUĞUNU BOZDU

Gülden Karaböcek’in beklediği haber aynı yılın Ekim ayında geldi. Alpay isimli bir oğulları olan çift 26 Ekim 1983 tarihinde resmen boşandı. Karaböcek ise yıllar sonra 4 Ocak 2006 tarihinde Kelebek’te yayınlanan kapsamlı röportajda, evliliği ve ablası hakkında uzun uzun konuşacaktı.

Olayın üzerinden yıllar geçmesine rağmen, Alpsakarya ile olan evliliğinin halen zaman zaman gündeme getirilmesine tepki gösteren Gülden Karaböcek, Neşe Karaböcek’le aralarını açan asıl şeyin müzik dünyasına girmesi ve ‘Karaböcek’ soyadını kullanıyor olması olduğunu belirtiyordu.

Önce soyadı olayı patlak verdi. “Karaböcek soyadını kullanamazsınız” diye protesto çekti. Bizim asıl soyadımız Göktürk. Ablam bir okul müsameresinde Karaböcek adlı bir oyunda rol almış ve oyunda Karaböcek’i canlandırıyormuş, bildiğimiz karafatma herhalde. Ben ilk başta Gülden Göktürk diye çıktım, ama gazeteler daha sonra hep Karaböcek diye yazmaya başladı. Bir gün babamın ablamla telefonda kavga ettiğini duydum, babam o kadar sinirlendi ki “Kendi soyadımı bile değiştireceğim” dedi. Fakat birçok resmi işlem olduğu için yapmadı.

Gülden Karaböcek (Hürriyet Kelebek, 4 Ocak 2006)

“Ablam kaset yapmamı istememiş. Benim yaşım tutmuyordu o zamanlar, anneme ve babama protestolar çekmiş. Protestoyu bana çekmediği için elimde o delil yok. O zamanın basını bunu biliyor. Kocası da elinden plak şirketini almak için beni kullanmış. ‘Ben onunla beraberim’ demiş. Aslında öyle bir şey yoktu” diyen Karaböcek şöyle devam ediyordu:

“Ablamın eşiyle ilgili bugüne kadar hiçbir kötü konuşması, beyanatı yok. Ben günah keçisi oldum, beni harcadı. Hepsinin danışıklı dövüş olduğuna inanıyorum. Ben bunu isteyerek yapmadım, olaylar beni onunla beraber olmaya zorladı. Çünkü tek başıma ortada kaldım. Annemi, babamı kendi tarafına çekti ve beni kapı dışarı koydular. Nereye gidebilirdim? Bu adam da önüme çıkıp bana yardım etmeyi teklif etti.

“Bizim hiçbir zaman sevgili hayatımız olmadı. Adam ‘Öteki gitti genci geliyor. Ben şirketi alırım ablasının elinden, bunu da piyasaya sürerim. Güzel de sesi var, skandallar gelir arkasından’ diye düşündü. Aslında Neşe de tahmin ediyordur da o beni başka türlü yaralamak istedi. Beni fettan bir kadın olarak göstermek istedi ablam. Ben o zamanlar çok küçüktüm, saftım…

“Zaten duygusal bir şey olamazdı, olmadı da. Para hırsları herkesi başka şekilde yönlendirdi. Kabak benim başıma patladı! Artık adım çıkmıştı. Ablam bile ‘Yazıktır, namusunu temizlesin evlensin. Artık onu kimse almaz’ gibi beyanatlar verdi. Ama sonra da ‘Kocamı çaldı’ dedi. Ben ölsem bile bunların hırsları bitmez. Bu, ‘Kocamı aldı’ meselesi değil. Müzik piyasasında benim onu yok ettiğimi düşündü. Onun bütün hırsı bu.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

xxx